Varis Güncel Tedavi Yaklaşımları

Yazar: Uzm. Dr. Gökhan Bulut
Varis Güncel Tedavi Yaklaşımları

Varis Tedavisi Nasıl Planlanır? Güncel Tanı ve Tedavi Yaklaşımları

Varis, bacaklardaki yüzeyel toplardamarların genişleyip kıvrımlı hâle gelmesiyle ortaya çıkan bir durumdur. Bazı kişilerde yalnızca görünüm değişikliğine neden olurken bazı hastalarda ağrı, sızlama, ağırlık hissi, şişlik veya kaşıntı gibi yakınmalara yol açabilir. Sorunun temelinde çoğu zaman toplardamar sistemindeki reflü, yani kanın olması gereken yönün tersine geri kaçması, yer alır.

Varis tedavisi denildiğinde yalnızca dışarıdan görünen damarların ortadan kaldırılması anlaşılmamalıdır. Tedavi planı, hastanın şikâyetleriyle birlikte damar sistemindeki problemin kaynağına göre yapılır. Bu nedenle görünüm olarak birbirine benzeyen iki hastada bile tedavi yaklaşımı farklı olabilir.

Varis Tedavisi Neden Kişiye Özel Planlanır?

Varislerin dışarıdan nasıl göründüğü, altta yatan venöz problemin tamamını her zaman göstermez. Bazen belirgin yüzeyel damarlar bulunmasına rağmen ana toplardamarlarda önemli bir reflü saptanmayabilir. Bazen de dışarıdan daha sınırlı görünen varislerin gerisinde safen ven gibi ana yüzeyel toplardamarlarda belirgin kaçak bulunabilir.

Bu nedenle varis tedavisi için karar verirken yalnızca “Hangi damar görünüyor?” sorusuna bakılmaz. Hastanın yakınmaları, muayene bulguları, daha önce geçirdiği damar hastalıkları ve venöz Doppler ultrason sonuçları birlikte değerlendirilir.

Varis Tedavisi Öncesinde Muayene Neden Önemlidir?

Muayenede yalnızca varislerin dağılımına değil, hastanın yakınmalarının venöz hastalıkla uyumlu olup olmadığına da bakılır. Ağrı, sızlama, şişlik, bacakta ağırlık hissi ve kaşıntı, varisle ilişkili olabilecek yakınmalar arasındadır.

Ciltte renk değişikliği veya egzama benzeri değişikliklerin bulunması, sert ve ağrılı yüzeyel damarların ortaya çıkması ya da venöz yara öyküsünün olması daha ayrıntılı değerlendirme gerektirebilir.

Muayene sırasında özellikle şu noktalar önem taşır:

  • Yakınmaların gün içinde ne zaman arttığı
  • Şişliğin tek bacakta mı, iki bacakta mı olduğu
  • Daha önce derin ven trombozu veya yüzeyel ven trombozu geçirilip geçirilmediği
  • Ciltte renk veya doku değişikliği bulunup bulunmadığı
  • Daha önce varis tedavisi uygulanıp uygulanmadığı

Varis damarından kanama olması ise bekletilmemesi gereken bir durumdur ve hızlı tıbbi değerlendirme gerektirir.

Varis Tedavisinde Doppler Ultrasonun Yeri Nedir?

Varis tedavisi planlamasında venöz Doppler ultrason temel incelemelerden biridir. Bu yöntemle derin ve yüzeyel toplardamarların açıklığı, kan akımının yönü ve reflü bulunup bulunmadığı değerlendirilebilir. Ayrıca reflünün hangi damar segmentinden kaynaklandığı ve ne kadar yayıldığı belirlenebilir.

Bu bilgiler tedavi planını doğrudan etkiler. Örneğin yalnızca yüzeyel yan dal varisleri bulunan bir hastayla ana safen vende belirgin reflüsü bulunan bir hastanın tedavisi aynı şekilde planlanmaz.

Doppler incelemesinin amacı yalnızca varis damarlarını göstermek değil, varisin arkasındaki venöz dolaşım problemini ortaya koymaktır.

Varis Tedavisinde Kullanılan Güncel Yöntemler Nelerdir?

Varis Tedavisinde Endovenöz Lazer Nasıl Kullanılır?

Endovenöz lazer ablasyon, ana yüzeyel toplardamarlarda klinik olarak anlamlı reflü saptanan uygun hastalarda kullanılan varis tedavisi yöntemlerinden biridir.

İşlem sırasında ultrason rehberliğinde damar içerisine ince bir lazer fiberi yerleştirilir. Lazer enerjisinin oluşturduğu kontrollü ısı etkisiyle reflü gösteren damarın kapatılması amaçlanır.

Buradaki hedef, işlevini sağlıklı biçimde yerine getirmeyen damarı dolaşımdan çıkarmaktır. Venöz dolaşım, diğer sağlıklı damar yolları üzerinden devam eder.

Endovenöz lazerin uygun olup olmadığı yalnızca damar çapına bakılarak belirlenmez. Damar anatomisi, reflünün yeri ve yaygınlığı ile hastanın klinik özellikleri birlikte değerlendirilir.

Varis Tedavisinde Radyofrekans Ablasyonun Yeri Nedir?

Radyofrekans ablasyon da endovenöz termal varis tedavisi yöntemlerinden biridir. Uygulama prensibi lazer tedavisine benzer; ancak damarın kapatılmasında lazer yerine radyofrekans enerjisinin oluşturduğu kontrollü ısı kullanılır.

Ana yüzeyel toplardamarlarda reflü bulunan uygun hastalarda lazer veya radyofrekans gibi endovenöz termal yöntemler tercih edilebilir.

Lazer ile radyofrekans arasında seçim yapılırken damar anatomisi, reflünün dağılımı, kullanılan sistem ve hastanın klinik özellikleri dikkate alınır. Bu nedenle yöntem seçimi hastaya göre yapılır; her iki yöntemin de bütün varis hastalarına otomatik olarak uygulanması söz konusu değildir.

Varis Tedavisinde Köpük Skleroterapi Ne Zaman Kullanılır?

Skleroterapide damar içerisine, damar duvarında kontrollü bir reaksiyon oluşturarak damarın kapanmasını amaçlayan özel bir ilaç verilir. İlaç, sıvı veya köpük formunda uygulanabilir.

Köpük skleroterapi, yüzeyel yan dal varislerinin tedavisinde kullanılabildiği gibi bazı hastalarda ultrason rehberliğinde daha büyük toplardamarların tedavisinde de tercih edilebilir.

Burada önemli bir nokta vardır: Köpük tedavisi yalnızca küçük damarların tedavisi için kullanılmaz. Endovenöz termal ablasyona uygun olmayan bazı hastalarda ultrason eşliğinde köpük skleroterapi de tedavi seçenekleri arasında yer alabilir.

Bu nedenle hangi damara köpük uygulanacağına yalnızca damarın dışarıdan görünümüne bakılarak karar verilmez. Doppler bulguları ve damar anatomisi birlikte değerlendirilir.

Varis Tedavisinde Hangi Yöntem Kime Uygundur?

Varis tedavisinde tek bir yöntemin bütün hastalar için en iyi veya en doğru yöntem olduğunu söylemek mümkün değildir. Endovenöz lazer, radyofrekans ablasyon, köpük skleroterapi, diğer skleroterapi uygulamaları ve bazı durumlarda cerrahi tedavi farklı hasta gruplarında gündeme gelebilir.

Bazen aynı hastada birden fazla yöntemin birlikte veya farklı seanslarda kullanılması gerekebilir. Örneğin ana safen vendeki reflü endovenöz bir yöntemle tedavi edilirken geride kalan yüzeyel yan dal varisleri için daha sonra skleroterapi planlanabilir.

Buradaki amaç yalnızca görünen damarları ortadan kaldırmak değil, klinik olarak anlamlı venöz problemin kaynağını doğru biçimde belirlemek ve tedaviyi buna göre planlamaktır.

Varis Tedavisinde Kompresyon Çorabının Yeri Nedir?

Kompresyon çorabı bazı hastalarda ağrı, ağırlık hissi veya şişlik gibi yakınmaların azaltılmasına yardımcı olabilir. Ancak çorap kullanımı, uygun hastalarda altta yatan reflülü damarı ortadan kaldıran girişimsel varis tedavisinin doğrudan karşılığı değildir.

Güncel kılavuzlarda da girişimsel tedavi için uygun olan hastalarda kompresyon çorabının rutin olarak bu tedavilerin yerine kullanılması önerilmez.

Varis işlemlerinden sonra çorap kullanılıp kullanılmayacağı ise yapılan işleme ve hastanın özelliklerine göre değişebilir. Bu nedenle çorabın tipi ve kullanım süresi kişiye özel belirlenmelidir.

Varis Tedavisi Sonrasında Neler Beklenir?

Minimal invaziv varis tedavisi yöntemlerinden sonra birçok hasta kısa süre içinde günlük hareketlerine dönebilir. Kontrollü yürüyüş çoğu hastada teşvik edilir. Bununla birlikte işlem sonrasındaki öneriler, kullanılan yönteme ve kişinin klinik durumuna göre değişir.

Bazı hastalarda kontrol muayenesi veya Doppler ultrason gerekebilir.

Tedavi öncesinde hastanın gerçekçi beklentilere sahip olması da önemlidir. Başarılı bir tedaviden sonra bile zaman içerisinde yeni varisler gelişebilir ve bazı hastalarda birden fazla tedavi seansına ihtiyaç duyulabilir. Hiçbir yöntem, yaşam boyunca tekrar varis oluşmayacağı anlamına gelmez.

Varis Tedavisi Ne Zaman Gündeme Gelmelidir?

Her görünen varisin mutlaka tedavi edilmesi gerekmez. Buna karşılık ağrı, sızlama, şişlik, ağırlık hissi veya kaşıntı gibi günlük yaşamı etkileyen yakınmalar varsa damar sisteminin değerlendirilmesi anlamlıdır.

Ciltte renk değişikliği, venöz egzama, sert ve ağrılı yüzeyel damarlar veya venöz yara gibi bulgular da değerlendirme gerektiren durumlar arasındadır.

Varis damarından kanama meydana gelmesi ise farklı ele alınır ve gecikmeden tıbbi değerlendirme yapılmalıdır. NICE kılavuzu da kanayan varislerin acil vasküler değerlendirmeye yönlendirilmesini önermektedir.

Varis Tedavisi Planlamasında Temel Nokta Nedir?

Doğru varis tedavisi, işlem adını seçmekten önce doğru tanının konulmasıyla başlar. Muayene ve venöz Doppler ultrason ile reflünün kaynağı belirlendikten sonra endovenöz lazer, radyofrekans ablasyon, köpük skleroterapi veya diğer skleroterapi yöntemlerinden hangisinin uygun olduğu değerlendirilebilir.

Tedavi planının hastanın klinik bulguları ve damar anatomisi dikkate alınarak yapılması, gereksiz veya uygun olmayan girişimlerden kaçınmak açısından önemlidir.

Uzm. Dr. Gökhan Bulut, Radyoloji Uzmanı olarak girişimsel radyoloji ve damar hastalıklarının görüntüleme eşliğinde değerlendirilmesi ve tedavisi alanında çalışmalarını sürdürmektedir. Varis hastalarında tedavi yaklaşımı; klinik muayene, venöz Doppler bulguları ve hastanın bireysel özellikleri birlikte değerlendirilerek planlanır.

Varis Güncel Tedavi Yaklaşımları Hakkında Sık Sorulan Sorular

Varis tedavisinde en güncel yöntem hangisidir?

Varis tedavisinde tek bir yöntemin bütün hastalar için en güncel veya en iyi seçenek olduğunu söylemek doğru değildir. Endovenöz lazer, radyofrekans ablasyon ve köpük skleroterapi gibi yöntemler farklı damar yapılarına ve klinik durumlara göre kullanılabilir. Tedavi seçiminde venöz Doppler ultrason bulguları, reflünün kaynağı ve hastanın şikâyetleri birlikte değerlendirilir.

Varis tedavisi için mutlaka ameliyat olmak gerekir mi?

Hayır. Uygun hastalarda varis tedavisi, ciltte geniş cerrahi kesiler gerektirmeyen minimal invaziv yöntemlerle gerçekleştirilebilir. Endovenöz lazer, radyofrekans ablasyon ve skleroterapi bu seçenekler arasındadır. Ancak her hastanın damar yapısı aynı olmadığından bazı durumlarda cerrahi tedavi de değerlendirilebilir.

Doppler ultrasonda reflü saptanması mutlaka varis tedavisi gerektirir mi?

Hayır. Doppler ultrasonda reflü saptanması tek başına girişimsel tedavi kararı vermek için yeterli değildir. Reflünün hangi damarda bulunduğu, yaygınlığı, hastanın yakınmaları ve muayene bulguları birlikte ele alınır. Bu değerlendirme sonucunda takip, yakınmaları azaltmaya yönelik önlemler veya girişimsel tedavi seçeneklerinden biri gündeme gelebilir.

Lazer, radyofrekans ve köpük skleroterapi aynı seansta uygulanabilir mi?

Bazı hastalarda farklı varis tedavisi yöntemleri aynı tedavi planı içerisinde birlikte veya ayrı seanslarda kullanılabilir. Örneğin ana yüzeyel toplardamardaki reflü lazer ya da radyofrekans ablasyonla tedavi edilirken, eşlik eden yüzeyel varisler için skleroterapi planlanabilir. Yöntemlerin birlikte kullanılıp kullanılmayacağı damar anatomisine ve tedavi gereksinimine göre belirlenir.

Varis tedavisinden sonra damarlar hemen kaybolur mu?

Bu durum uygulanan tedavi yöntemine, damarın özelliklerine ve varisin yaygınlığına göre değişir. Bazı damarlar tedaviden sonra zamanla belirginliğini kaybederken bazı yüzeyel varislerde görünümün düzelmesi daha uzun sürebilir. Gerektiğinde ek seanslar planlanabilir. Bu nedenle tedavi sonucu yalnızca işlemden hemen sonra görülen değişikliklere göre değerlendirilmemelidir.

Varis tedavisinden sonra aynı bölgede yeniden varis oluşabilir mi?

Evet. Başarılı bir tedaviden sonra bile zaman içerisinde yeni varisler gelişebilir veya daha önce tedavi edilen bölgede yeniden damar belirginleşmesi görülebilir. Bunun nedenleri arasında venöz hastalığın ilerlemesi, yeni reflü gelişmesi ve tedavi edilen damar bölgesindeki değişiklikler yer alabilir. Kontrol muayeneleri ve gerektiğinde Doppler ultrason değerlendirmesi, yeni gelişen sorunların belirlenmesine yardımcı olur.

Varis Tedavisi Hakkında Kaynaklar

  1. NICE Clinical Guideline CG168: Varicose veins: diagnosis and management
  2. European Society for Vascular Surgery (ESVS). 2022 Clinical Practice Guidelines on the Management of Chronic Venous Disease of the Lower Limbs
Güncelleme Tarihi: 13.10.2026
Kurumsal
Editör
Özel Ata Sağlık Hastanesi
Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır.
Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.
Radyoloji
İlgili Alanlar
  • Varis Tedavisi İzmirVaris Tedavisi İzmir

    Varis Nedir? Varis, bacaklardaki toplardamarların genişleyip kıvrımlı bir hale gelmesiyle ortaya çıkan ve çoğunlukla dolaşım sistemindeki kapakçıkların görevin...

    Uzm. Dr. Gökhan Bulut
TÜM İLGİLİ ALANLAR
Özel Ata Sağlık Hastanesi
Ulaşım

Randevu Randevuİletişim İletişimTelefon Telefon
KurumsalÖzel Ata Sağlık Hastanesi
+90232 459 5959