İZMİR Ata Sağlık Hastanesi - Bizimle Sağlığınız Güvencede!..
Emin Hagverdiyev
sertleşme
Aqua Cilt Temizliği
Check Up
İzmir Ata Sağlık Hastanesi
Göğüs Hastalıkları
UYKU APNE VE HORLAMA TEDAVİSİ HASTANEMİZDE
innertop-erandevu.png
E-Sonuç
Check-UP
Galeri
Tanı ve Tedavi Üniteleri
Sizi Arayalım
E-Geçmiş Olsun
Basında Ata Sağlık
Duyurular
videolar.jpg

Duyurular

Tümünü Görüntüle
  • Sonraki
  • Önceki
İ LASİK Egelilerle buluşuyor
Kartal gibi görmek mümkün
devamını oku
Catalys Femtolaser Cihazı Yalnız Ata Sağlıkta
Catalys Femtolaser Cihazı İle bıçaksız katarakt Cerrahisi yakında Türkiye'de Ve Yalnız Ata Sağlık'ta
devamını oku
Özel Ata Sağlık ana sponsorluğunda Yaren Bebek projesi
Öze Ata Sağlık Hastanesi ana sponsorluğunda yaren bebek projesi 23 -29 Aralık tarihlerinde Mavişehir Ege Parktayız
devamını oku
Egepark da standımıza bekleriz
23-28 Aralık 2014 tarihleri arasında, Mavişehir Egepark Alışveriş Merkezi’nde

“ Özel Ata Sağlık Hastanesi” ana sponsorluğunda, Zekids, Geniuspy, İzpsikoloji, Sedat Yüce Sanat Merkezi katkılarıyla gerçekleştirilecek organizasyonda çocuklara özel etkinliklere yer verilecek.
devamını oku
Diyetisyen Pınar Ergül İzmir Kollejinde
Özel Ata Sağlık Hastanesi Sağlıklı beslenme ve Diyet uzmanı Pınar Ergül İzmir Kolejinde Sağlıklı Beslenme Konusunda eğitim verdi.
devamını oku
Uzm .Dr.Berfu Çavuş atv haberde
Uzm. Dr. Berfu Çavuş atv habere erken bunama ile ilgili bilgilendirme yaptı.
devamını oku
Karabağlar emekli astsubaylar derneği
Karabağlar emekli astsubaylar derneği kadın kolları toplantısı
devamını oku
Ata Sağlık 'tan hastaya plaket
Özel Ata Sağlık Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği'nde ameliyat olan hasta Adnan Saygın’a gösterdiği cesaretten dolayı ödül plaketi verdi.
devamını oku
Emekli ve Şoförlere Sağlık Desteği
Özel Ata Sağlık Hastanesi Sivil Toplum kuruluşlarına desteğini sürdürüyor .Bu kez de Emekliler derneği ile protokol imzalandı
devamını oku
Çocuklarda Kasık Fıtığı

Çocuklarda Kasık Fıtığı

İnguinal herni (kasık fıtığı): Çocuk cerrahisinde en çok görülen hastalık inguinal herni olup, %90-ı 2 yaşdan önce belirti verir.
devamını oku
Uyku Apnesi ve Horlama

Uyku Apnesi ve Horlama

Uyku Apnesi Nedir?
Apne, uyku sırasında 10 saniyeden fazla süre ile nefesin durmasıdır.
devamını oku
Sertleşme Sorununda Şok Dalga Tedavisi

Sertleşme Sorununda Şok Dalga Tedavisi

Şok Dalga Terapisi (ESWT), kronik kas iskelet sistemi problemlerinde kullanılan invaziv olmayan bir tedavi yöntemidir. Son dönemlerde yapılan çalışmalar üroloji alanında da etkin bir tedavi yöntemi olduğunu göstermektedir.
devamını oku
GÖZYAŞI KANAL TIKANIKLIĞI

GÖZYAŞI KANAL TIKANIKLIĞI

GÖZYAŞI KANAL TIKANIKLIĞI

Gözyaşı kanalı nerededir? Ne işe yarar?

Gözyaşı içerdiği maddeler vasıtasıyla göz küresini beslemek, korumak ve nemlendirmekle görevli sıvıdır. Gözyaşı, göz kapakları içindeki bezlerde(ana ve yardımcı gözyaşı bezlerinde) üretilmektedir. Gözü nemlendirdikten sonra gözyaşı, üst ve alt kapağın iç kısmında iki küçük punktum denen delikten kanaliküllere (küçük kanallar) oradan ortak kanalikül ile lakrimal keseye (gözyaşı kesesi)ulaşmaktadır. Buradan da nazolakrimal kanal (NLK; gözyaşı kanalı) vasıtasıyla buruna akmaktadır. Gözyaşı kanal sisteminin uzunluğu ortalama 35-40 mm dir.
Gözyaşı boşaltım sisteminin herhangi bir düzeyinde oluşabilecek tıkanıklık durumunda, gözyaşı boşalamamakta, gözde sürekli sulanma, enfeksiyon, kesenin genişlemesi meydana gelebilmektedir.







Gözyaşı kanalı tıkanıklık sebepleri nelerdir?



A-Doğumsal (Konjenital): Genellikle gözyaşı kanalının burna açıldığı kısımdaki ince zar yapının doğumda açılmaması nedeniyle oluşur. Doğuştan itibaren sulanma ve çapaklanma ile kendini gösterir.
Normal yenidoğanların %6’sında izlenmektedir. İlk 3-12 haftada sık rastlanmaktadır. Cinsiyet farkı yoktur. Tek veya çift taraflı olabilir. Genellikle yaşamın ilk yılında %96 kendiliğinden düzelmektedir.

B-Sonradan Oluşan Yetişkin form (Edinsel):

Bilinen bir sebep olmadan kanalın tıkanması şeklinde veya enfeksiyon,travma,kimyasal travmalar,radyoterapi,sürekli göz damlaları kullanımı sonucunda oluşabilir. Gözyaşı kanalının kadınlarda erkeklere oranla daha küçük çapta olması ve kanalın osteoporotik değişiklikler olması nedeniyle orta yaş kadınlarda daha sık izlenmektedir.


Gözyaşı tıkanıklığı hangi belirtiler verir?


Gözyaşı kanal tıkanıklığının en önemli belirtisi sürekli sulanmadır. Sulanma özellikle serin ve rüzgarlı havalarda dış ortama çıkıldığında belirginleşir. Özellikle sabahları kirpiklerde yapışıklık, tekrarlayan sarı renkli iltihabi akıntı da önemli belirtilerindendir. Burun köküne parmak ile basıldığında (göz yaşı kesesi üzerine) göz yüzeyine püy çıkması da belirtilerden biridir.

Akut dakriosistit olarak adlandırılan durum gözyaşı kesesinin ve göz çevresi dokuların abseleşmesi sonucu oluşan ciddi bir klinik tablodur.
Burun etrafında, kapakta, kese üzerinde kızarıklık, gözün iç kenarında ağrılı şişlik, yüksek ateş belirtileridir ve acil olarak tedavi edilmelidir. Sistemik antibiyotik tedavisi sonrası cerrahi yapılmalıdır.

Teşhis nasıl konulur?
Teşhis genellikle klinik muayenede konur. Muayenede yapılacak sonda ve yıkama ile tıkanıklığın durumu ve seviyesi rahatlıkla tesbit edilir. Bazen teşhisde değişik radyolojik incelemeler gerekebilir.

Tedavi şekli nasıldır?
Doğuştan tıkanıklıklar
Genellikle tedavi edilmeden ilk 1 yıl içerisinde %90 kendiliğinden düzelmektedir.
Ailelere günde birkaç kez kese üzerine sıcak kompres ve küçük parmakla basarak aşağıya kanala doğru uygulayacakları masaj öğretilerek ince zar oluşumunu açmayı kolaylaştırmaları sağlanır. Enfeksiyon varlığında antibiyotikli damla kullanılmaktadır. Püy şeklinde akıntı düzelince bırakılmalıdır.
3 kezden fazla ardışık enfeksiyon olduğu, masajın etkili olmadığı durumlarda ve dakriosistit (kese enfeksiyonu) olması halinde sistemik antibiyotikle tedavi edildikten sonra, 8 aylıktan sonra hafif genel anestezi altında (sedasyon) kısa süreli probing (sondalama) işlemi uygulanmaktadır.
Sondalama işlemi %90 etkilidir. 12 aylıktan sonra uygulanması önerilir. Gecikildiği takdirde sık enfeksiyonlarla yapışıklıklar gelişip kanalı daraltabilir. Geciken müdahelelerde başarı oranı düşmektedir.
Tüp konulması (Entübasyon) 2 yaşın üzerideki çocuklarda veya sondalama etkisiz kaldığı durumlarda uygulanmalıdır. Bu işlemde değişik tüpler kullanılmaktadır. Son yıllarda geliştirilen ‘’Masterka’’ gibi özel tüpler ile çok iyi sonuçlar alınmaktadır. Tüp yerleştirilmesi ile kanalın açık kalması sağlanır. Tüpler 2-6 ay sonra çıkarılır.
Başarıyı etkileyen en önemli etken hastanın yaşıdır. Erkan müdahelede başarı oranı % 95 lerdedir. Yaş ilerledikçe yapılan işlemlerin başarısı düşmektedir.

Sonradan oluşan (edinsel) tıkanıklıklar:


Tam tıkanıklığı olan erişkinlerde tek tedavi cerrahidir.(DSR: Dakriosistorinostomi) Yetişkinlerde lokal anestezi ile yapılabilmesine karşın çocuklarda genel anestezi altında yapılmalıdır. Gözyaşı kesesi ile burun açıklığı arasında yeni bir kanal yaratılarak akışı sağlanmaktadır. Tüpler/stentler yeni kanala belli durumlarda tekrar tıkanıklık oluşmasını engellemesi amacıyla yerleştirilebilir. Tüp 6-8 hafta sonra çıkarılır.
Klasik DSR ameliyatında cilt kesisi yapılmaktadır. %95 başarı oranina sahiptir. Ameliyat ortalam yarı saat sürmektedir ve hastalar genellikle 1 hafta içinde günlük hayatlarına dönebilmektedir.

Endoskopik DSR veya Endonazal Lazer DSR diğer cerrahi yöntemlerdir. Bu yöntemler ciltte kesi olmamaktadır, dikişsiz olması avantaj olmasına karşın klasik yönteme göre tekrarlama oranı daha yüksek, başarı oranları daha düşüktür.

Göz yaşı kanal hastalıklarının tedavisi cerrahidir. Başarıyı etkileyen en önemli faktör erken müdaheledir. Cerrahi alanın dar olması ve gözyaşı kanal sisteminin yapısal hassaslığı nedeniyle cerrahın özellikle bu konuda tecrübeli olması başarıyı etkileyen önemli bir faktördür. Son yıllarda geliştirilen stendler ile özellikle çocuklardaki cerrahi işlemler daha konforlu hale gelmiştir ve yüksek başarı oranları elde edilmiştir.
devamını oku
Katarakt Nedir?Tedavisi Nelerdir?

Katarakt Nedir?Tedavisi Nelerdir?

Katarakt Nedir? Tedavisi Nelerdir?
Her gözde küçük bir lens vardır. Normal genç bir insan gözünde bu lens saydamdır ve ışığın retinaya odaklanmasını sağlar. Yaşlandıkça lens sertleşmeye başlar ve odaklanma yeteneğini kaybeder. Bu presbiyopi olarak bilinir ve bu süreç yaklaşık 40 yaş civarında başlar. En erken bulgusu yakındaki objeleri görme zorluğudur. Bu hastalar için ya tek başına yakın gözlüğü kullanma gereklidir yada her mesafeden görebilmesini sağlamak için bifokal veya varifokal gözlük veya kontakt lens kullanmaları gerekmektedir.
İnsan gözündeki doğal lens yaşlanmaya devam ettikçe bulanıklaşmaya başlar ve kahverengi renk alır ve sonuçta kişinin bulanık görmesine ve renklerin soluklaşmasına neden olur. Bu olay katarakt olarak adlandırılır. Başlangıçta gözlük numaralarında değişim faydalı olabilmekle birlikte zamanla katarakt sertleşir ve hastanın görmesi ciddi anlamda bozulur, hatta çok ileri formlarda kişinin günlük aktivitelerini kısıtlayacak düzeye getirir. Kataraktın tek tedavisi vardır ve cerrahidir.
60 yaş üstü hastaların %60 da katarakt gelişmektedir. Her insan katarakt tanısı ile hayatlarının belli döneminde karşılaşacaklardır.

Bu durumun tedavisinde en yeni gelişmeler:
Femtosaniye lazer-Katarakt cerrahisi Multifokal lens kullanımıdır
devamını oku
Çocuklarda üst solunumyolu enfeksiyonları

Çocuklarda üst solunumyolu enfeksiyonları

Üst solunum yolu enfeksiyonları; hastalık yapan etmeni bulunduran taşıyıcı ya da hasta birinin yakın mesafeden konuşması, öksürmesi, tıksırması, hapşırmasıyla etrafa yayılan tükürük damlalarını diğer bir kişiye bulaştırması sonucunda oluşan enfeksiyonlardır. Sanılanın aksine (halk arasında soğuk algınlığı denilmesine rağmen) sadece soğuğa maruz kalma çocuğun nezle ya da bunun gibi bir hastalık geçirmesinde yeterli bir faktör olmaz. Çocuğun mutlaka hasta biri ile temas etmiş olması ya da onunla aynı ortamda bulunmuş olması gerekir. Soğuk hava da vücut direncini düşürerek mikroplarla savaşma yeteneğini azaltır. Sonbahar ve kış aylarında bu mikropların doğada görülme sıklığı artmaktadır ve kapalı yerlerde (okul, kreş, kışla, işyeri vb) uzun süre kalınması, buraların iyi havalandırılmamaları, soğuğun vücut direncini düşürmesi, sigara dumanı, yetersiz-dengesiz beslenme ve bazı çok iyi bilinmeyen mekanizmalarla bu mevsimlerde ÜSYE görülme sıklığı artmaktadır.
Üst Solunum Yolu Ne Demektir? Üst solunum yolu deyince burun, sinüsler, yutak (farinks) ve gırtlak (larinks) anlaşılır. Bu bölgelerin iltihaplarına da üst solunum yolu infeksiyonu (genel olarak ÜSYE şeklinde kısaltılır) denir. Üst solunum yolu; kulak ve alt solunum yolları ile bağlantılıdır.



ÜSYE Sebepleri Nelerdir ? Değişik mikroplar; virüsler ve bakteriler bu hastalıklara sebep olurlar. Bütün dünyada yapılan araştırmalarda etkenlerin % 70-80 vakada değişik virüslerin olduğu saptanmıştır. Virüsler çok küçük mikroplardır ve virüsleri öldüren bir antibiyotik henüz bulunamamıştır. Vakaların % 20-30 unda etkenlerin bakteriler (en sık A gurubu beta hemolitik streptokok) olduğu saptanmıştır. Bakteriler antibiyotiklerle öldürülebilirler.
Üst solunum yolu enfeksiyonları (ÜSYE) ne sıklıkta görülürler? Virüslerin neden olduğu ÜSYE ları çocukluk çağlarında yılda 3-8 kez olabilir. Bir araştırma sonunda çocukların 10 yaşına gelinceye kadar toplam 100 kez ÜSYE u geçirdikleri bulunmuştur. 6-7 yaşlarından sonra görülme sıklığı azalır. Yetişkinlerde ise yılda ortalama 1-3 kez ÜSYE görülmektedir.
Üst solunum yolu enfeksiyonlarının çocuklarda sık görülmesinin temel sebebi vücudun bağışıklık sistemidir. Bağışıklık sistemi ancak 5 yaşına kadar erişkin seviyesine gelmektedir. Vücudumuza giren mikropları, kanımızdaki bazı hücreler tanır ve hafızasına yerleştirirler. Bu mikroplar tekrar vücudumuza girdiğinde bu koruyucu hücrelerin salgıladıkları antikor denilen maddeler tarafından etkisiz hale getirilirler. Bazı mikropların yaptıkları bu koruyucu etki ömür boyudur ; Kızamık, Suçiçeği, Hepatit A, Hepatit B, Kabakulak gibi. Bazı mikroplara karşı ise koruyucu etki daha kısa sürelidir ( ÜSYE larını 200 den fazla virüs yaptığından her birine karşı uzun süreli bağışıklık olmayabilir). 20 yaşlarına gelen ve birçok mikroba karşı vücudunda antikorlar(bağışıklık maddeleri) oluşmuş bir kadın, doğum yaptığında bu koruyucu maddeler, kan yoluyla bebeğe geçer ve bebek de annesi gibi , ilk 6-9 ayda sık hastalanmaz. Ancak bu koruyucu maddeler 6-9.aylardan itibaren azalmaya başlar,bebek hastalandıkça koruyucu maddeleri kendisi yapmaya başlar . Bu temel sebebin yanında anne sütünün de koruyucu etkisinin kalkmasıyla bebekler 1 yaşından itibaren 5-6 yaşlarına kadar yılda 3-8 kez ÜSYE'ye yakalanabilirler.
Üst solunum yolu enfeksiyonlarının (ÜSYE) belirtileri nelerdir? Virüslerin neden olduğu ÜSYE belirtileri ; burun akıntısı-dolgunluk hissi , ateş , öksürük yanında hapşırma, baş ağrısı, geniz akıntısı, boğazda yanma-ağrı, bazen gözlerde sulanma – çapaklanma, adele ağrıları, halsizlik, iştahsızlıktır. Bademcik iltihaplarında ; ateş, boğaz ağrısı, yutma güçlüğü olur. Bademcik iltihabı daha çok okul çağı hastalığıdır ve neden genellikle bakterilerdir. Ses telleri iltihaplarında gece yarısı veya sabaha karşı nefes almada güçlük ve havlar gibi boğuk bir öksürük olur.
Üst solunum yolu enfeksiyonlarının (ÜSYE) tedavisinde evde yapılabilecek destekleyici eylemler nelerdir? Virüslerin neden olduğu ÜSYE lerde sigara dumansız temiz bir ortamda istirahat , dengeli ve bol sıvılı (su, ıhlamur, bitkisel çaylar, meyve suyu, hoşaf, komposto vb ) beslenme ve su buharlı ortam, burun temizliği ve buruna serum fizyolojik damlatılması önerilir. Huzursuzluk, ağrı ve ateş için ağrı kesici–ateş düşürücü ilaçlar verilebilir. Antibiyotik kullanılmasına gerek yoktur, antibiyotikler hastalığın süresini kısaltmaz ve virüs enfeksiyonlarını tedavi etmez. Bakterilerin neden olduğu ÜSYE larında (özellikle bademcik iltihaplarında) doktor muayenesi ve gerek görmesi halinde penisilin veya başka uygun bir antibiyotik kullanılabilir.


devamını oku

TÜM MAKALELERİ GÖRÜNTÜLEMEK İÇİN TIKLAYIN

Duyurular

İ LASİK Egelilerle buluşuyor
Kartal gibi görmek mümkün
devamını oku
Catalys Femtolaser Cihazı Yalnız Ata Sağlıkta
Catalys Femtolaser Cihazı İle bıçaksız katarakt Cerrahisi yakında Türkiye'de Ve Yalnız Ata Sağlık'ta
devamını oku
Tümünü Görüntüle

Bize Hemen Ulaşabilirsiniz!..

Telefon Numaramız
+90 (232) 459 59 59
Fax Numaramız
+90 (232) 261 33 33
E-Posta Adresimiz
info@atasaglik.com
Adres Bilgimiz
Kazım Dirik Mah. 297 Sok. No:1 (Metro Stadyum Durağı) Bornova /İZMİR
Online Randevu - 459 59 59
Doktorunuza Sorun
  • +90 (232) 459 59 59
  • +90 (232) 261 33 33
  • info@atasaglik.com
  • Kazım Dirik Mah. 297 Sok. No:1 (Metro Stadyum Durağı) Bornova /İZMİR
İzmir Ata Sağlık, hastalıkları teşhis etmek, önlemek ve tedavi etmek amacı ile ürünler ve hizmetler sunar. Hastanedeki her hizmet, her iş yaptığı ülkenin ilgili devlet organları tarafından denetlenir. İlgili yasalar uyarınca, halk, verilecek hizmetler ve tedaviler karşısında yasalarla korunur. Bu sitedeki tüm bilgiler ışığında ifade bulan öneri, tedavi ve tanı bilgileri tamamen size uygulanacaktır anlamı taşımaz. Bundan dolayı, bu sitede yer alan bilgileri ve verilen birtakım tedavi önerilerini öncelikle kendi doktorunuza ya da bize danışmanız gerekmektedir. İzmir Ata Sağlık Hastanesi, İzmir Özel Hastaneler, İzmir Özel Hastane, İzmir Kadın Doğum gibi Google aramaları ile geldiniz